Emanetçi Değil Katılımcı Demokrasi!

(Onur Altındağ ve Bert Azizoğlu)


Bu yazıda 2015 seçimlerini açıklamak iddiasında olan tezleri Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 18 Haziran tarihinde açıkladığı nihai seçim sonuçları ışığında tartışıyoruz. İncelememizde, ‘emanet oyların’ HDP’deki oy artışını açıklayamadığını, aksine HDP oylarındaki artışın daha önce AKP’ye oy vermiş seçmenden ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde seçime katılımının artmasından kaynaklandığını tespit ediyoruz. Tarihsel olarak seçime katılımın düşük olduğu bu illerdeki katılımın 2015 seçimlerinde diğer bölgelerle neredeyse başabaş hale gelmesi ve verilen oyların barajı aşarak meclise yansıması Türkiye demokrasisi ve temsil adaleti açısından önemli bir kazanım.

Bugüne kadar 7 Haziran seçimleri hakkında birçok inceleme yazısı yazıldı. Bu yazıların çogu bir yandan AKP’nin oy kaybını, diğer yandan HDP’nin oylarını yüzde 13’e nasıl çıkarabildiğini açıklamaya çalışıyor. Özellikle HDP’nin başarısına dair dört farklı etkene yaygın bir şekilde vurgu yapıldığını görüyoruz. Bunlara göre HDP (1) daha önce AKP’ye oy vermiş muhafazakar Kürtlerin verdiği oylar, (2) HDP’ye seçim barajını aştırıp AKP’nin milletvekili sayısını azaltmak ve Erdoğan’ın başkanlık hayallerini sekteye uğratmak için verilen emanet oylar, (3) HDP’nin parti olarak secime girmesiyle Türkiye genelinde artan oylar, ve (4) siyasi yelpazenin soluna hitap ederek aldığı oylar ile barajı aşmayı başardı.

İncelememiz, HDP’nin seçim başarısının arkasında daha önce AKP’ye oy vermiş Kürt seçmenin önemli bir kısmının HDP’ye kayması ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da seçime katılımın artması olduğunu işaret ediyor. Hem katılım hem de genç nüfus etkisi ile artan seçmen sayısı nedeniyle gelecekteki seçimlerde de Kürt oyları milletvekili dağılımda belirleyici olacaktır. Bu bulguları Konda tarafından yayınlanan seçim analizi raporuyla birlikte okuduğumuzda Türkiye genelinde emaneten, stratejik olarak verilen oyların da sol-liberal oyların da HDP’nin başarısında sınırlı bir rol oynadığı sonucu çıkıyor.

AKP’den kaçan oylar batıda MHP’ye, doğuda HDP’ye gitti

YSK’nın yayınladığı kesin seçim sonuçlarına göre 2011 milletvekili seçimlerinden 2015 seçimlerine partilerin oy oranlarının il bazında nasıl değiştiğini aşağıdaki haritada görselleştirdik. Kırmızı alanlar partilerin oy oranlarının azaldığı, mavi alanlar ise arttığı illeri gösteriyor: rengin koyuluğu oy kaybının ya da artışının miktarıyla doğru orantılı.

Ülke çapında neredeyse her ilde, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, oy oranı kaybına uğrayan AKP bu seçimin mağlubu. AKP’nin batı illerinde kaybettiği seçmenin bir kısmı MHP’ye, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ise neredeyse tamamı 2015 seçimlerinde HDP’ye yöneldi. Öte yandan CHP’nin oy oranlarının Dersim/Tunceli dışındaki illerde hemen hemen sabit kaldığını tespit ediyoruz. 2011 Genel Seçimlerinde CHP’yi destekleyen Dersimli bu seçimde büyük oranda HDP’ye destek vermiş.

Adalet ve Kalkınma Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi

Milliyetçi Hareket Partisi
Halkların Demokratik Partisi

Seçime katılım ve partilerin oy oranları değişimi arasındaki ilişki

Seçim sonuçlarını daha iyi kavrayabilmek adına seçime katılım oranları ve seçim sonuçları arasındaki ilişkiyi inceledik. Bu doğrultuda, seçime katılım oranlarında 2011’den 2015’e yaşanan değişimleri il düzeyinde görselleştirdik. Alttaki haritada görülebileceği üzere, katılım oranı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ciddi bir biçimde artarken ülkenin geri kalanında az miktarda da olsa düşmüş. Seçime katılımın arttığı bölgelerde HDP’nin oy oranlarının da paralel olarak artması bölge halkının seçim mobilizasyonuna dair önemli bir ipucu veriyor.

Halkların Demokratik Partisi
Seçime Katılım Oranı

Seçime katılım ve partilerin oy oranlarındaki değişim arasındaki ilişkiyi daha da netleştirmek adına aşağıdaki serpme diyagrami hazırladık. Üçgenler Doğu ve Güneydoğu Anadolu şehirlerini daireler ise ülkenin geri kalanındaki illeri simgeliyor. Şekillerin büyüklükleri seçim bölgesindeki seçmen sayısı ile doğru orantılı. Eğilim doğruları ise seçim bölgelerinin büyüklüklerini dikkate alarak her parti için katılım oranındaki değişim ve oy oranı arasindaki ilişkinin yönünü gosteriyor.

Grafiğin sağ tarafındaki üçgenlerin yaygınlığından dolayı katılım oranının Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da en fazla arttığı göze çarpıyor. Eğilim çizgilerine göre seçime katılımın arttığı illerde oy oranını geçen seçime kıyasla arttırabilen tek parti HDP. Eğilim doğruları her ildeki seçmen sayısına göre ağırlıklandırıldığı için bu bulgu HDP’nin 2015’de tüm seçim bölgelerinde yarışmasının aldığı toplam oya pozitif katkı sağladığına işaret ediyor. HDP’yi kendine yakın bulan ama 2011 yılında bulunduğu ilde aday göstermediği için sandığa gitmemiş seçmen 2015 yılında seçim bölgesinde desteklediği partiye oy verme şansı yakaladığı için katılımı arttırmış olabilir.

Kürt halkı demokratik katılımı sahipleniyor

Doğuda seçime katılım artışının hangi partiye yaradığı sorusundan bağımsız olarak bu artışın Türkiye’nin demokratikleşmesi ve temsiliyet adaleti adına başlı başına, kayda değer bir gelişme olduğunu düşünüyoruz.

Aşağıdaki grafik 2002’den bu yana gerçekleşen milletvekili genel seçimlerinin katılım oranlarını Güneydoğu Anadolu ve diğer bölgeler ayrımında sunuyor. Grafik yoğunlukla Kürt nüfusa sahip ve doğurganlık hızının görece yüksek olduğu Güneydoğu Anadolu’daki seçmen sayısının toplam seçmen nüfusu içindeki oranının değişimini de göz önüne seriyor.

Öncelikle, Güneydoğu Anadolu ve diğer bölgeler arasındaki katılım oranı farkı 2002’den beri eriyor ve 2015 itibariyle neredeyse kapanmış durumda. Ikincisi Güneydoğu Anadolu’da yaşayan seçmenin toplam seçmen içindeki payı, doğudan batıya halen devam eden göçe rağmen, artmakta. Yani görece genç bir yapıya sahip Kürt nüfus hem demokratik katılımı hem de toplam seçmen içindeki payını arttırıyor. Devam etmesi muhtemel bu durumdan dolayı ileride Kürt oylarının seçimin kaderini belirlemekte daha da önemli bir rol oynayacağını söylemek mümkün.

Not (1): Yazının dinamik görselli olmayan versiyonu eşzamanlı olarak RIT web sayfasında yayınlanmıştır.

Not (2): Yazıdaki tespit ve yorumlar sadece yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazarlar metinden doğrudan sorumludur. Yazıda belirtilen görüşler RIT‘in kurumsal görüşünü yansıtmaz. Yazıda belirtilen görüşler RIT üyelerinin bireysel görüşlerini yansıtmayabilir.

Not (3): Yazarlar hakkında bilgi edinmek için Bert’in ve Onur’un web sayfalarına göz atabilirsiniz.

EK

Benzer araştırmalar ile karşılaştırmalar

Geçtiğimiz günlerde KONDA Araştırma ve Çilek Ağacı Veri Mühendisleri Grubu bu incelemenin yazarlarından Onur Altındağ’ın da katkısıyla benzer sorulara cevap arayan iki kapsamlı araştırma yayınladı. Okumakta olduğunuz yazı ile bahsi geçen diğer iki yazı farklı veri kaynakları (anket verileri ve seçim gecesi yayınlanan geçici seçim sonuçlar) ve farklı analitik yaklaşımlar da kullansa da temel tespitlerimiz örtüşüyor.

Anket şirketlerinin anketleri seçim sonuçlarını niye öngöremedi?

Daha önce bir meta analizde gösterdiğimiz üzere, seçim öncesi yayınlanan anketler AKP’nin ve HDP’nin oylarını doğru tahmin etmekte zorlandı. Bunun farklı sebepleri olabilir. Seçime katılım oranındaki değişiklikler ve partilerarası akışkanlıkları yeteri kadar hesaba katamamak kadar, denek tespitinde doğu illerine yeteri kadar ağırlık verilmemesi bu şaşmalara sebep olmuş olabilir.